Sünnet yaptırmadan önce dikkat!

Sünnetten önce çocuğunuzu sağlık kontrolünden geçirtin

Sünnet işleminin kutlamadan önce yapılması, çocukların gerçekten eğlenebilmesi için önemli. Ayrıca, 7 yaşından önceki çocukların toplu sünnet organizasyonlarına katılmaması daha iyi olur. Dünyada en çok gerçekleştirilen cerrahi işlem olan sünnet, basit gibi görülse de gerekli sağlık şartlarına uyulmadığında ciddi sorunlara sebep olabiliyor. Çocuk cerrahisi uzmanı Dr. Ali Osman Katrancı, aileleri uyardı: Çocuğunuzu sünnet ettirmeden önce mutlaka sağlık kontrolünden geçirtin.

Yaz aylarının gelmesi ile birlikte sünnet yapılma sayısında da artış yaşanmaya başladı. Dünyada en çok gerçekleştirilen cerrahi işlem olan sünnetin basit bir operasyon olmadığını belirten Çocuk Cerrahisi Op. Dr. Ali Osman Katrancı, aileleri uyardı: Çocuğunuzu sünnet ettirmeden önce mutlaka sağlık kontrolünden geçirtin.

Mehmet Aydın Araştırma ve Eğitim Hastanesi Başhekim Yardımcısı Op. Dr. Ali Osman Katrancı, “Sünnet öncesi mutlaka genel ve genital muayene yapılması şarttır. Cerrahi işlem sırasında olumsuz bir durumla karşılaşmamak, varsa gerekli önlemleri almak veya sünnet olmaması gerekiyorsa sünneti ertelemek veya engellemek için bu şarttır.” diyerek uyarıda bulundu. Op. Dr. Ali Osman Katrancı, doğuştan gelen genital bir anomali veya kanama pıhtılaşma ile ilgili bir hastalığın bu muayene sırasında tespit edilebileceğinin altını çizdi. “Ülkemiz şartlarında her çocuk, uzman bir hekime sünnet olamayabilir ama her çocuk sünnet öncesi kolayca bir uzman hekime muayene olabilir.” diyen Dr. Katrancı, “Bu noktada aileler sünnete karar vermeden önce genel ve genital muayeneyi yaptırmalıdırlar.” uyarısında bulundu.

Özellikle 3-5 yaş döneminde psikolojik gelişme açısından sünneti önermeyen Op. Dr. Ali Osman Katrancı, sünnet yaşı olarak 2 yaş öncesi ve 7 yaş sonrası olarak bilindiğine dikkat çekti. “Öncelikli tavsiyemiz çocuk bilinçlenmeden 2 yaş öncesidir. Yedi yaş sonrasında ise vurgulamamız gereken çocuğun istediği zamanda sünnet olmasıdır. Çocuk belli bir bilinçlenme düzeyine geldikten ve olayı kavradıktan sonra kendi karar vererek sünnet olması en idealidir. Çocuğun istemediği bir dönemde sırf aile ve çevre istiyor diye gerçekleştirilecek olan sünnet cerrahiyi zorlaştıracağı gibi çocukta da psikolojik travmaya yol açabilir.” diyen Katrancı, “Zararı yok bir sene sonra olsun, iki sene sonra olsun ama çocuğun da rızasının olduğu bir dönemde olması ve erkek çocuklarının hayatında önemli olan sünneti güzel anılarla hatırlamaları hepimizin isteğidir. Normal şartlarda 8-9 yaşına gelmiş bir çocuk yapılacak işler anlatıldığında, endişeleri giderildiğinde, çevreden duyduğu yanlış şeyler düzeltildiğinde çok kolay karar verip işlemi kabullenebilir. Bu noktada çocuğa karşı dürüst olmak, kesinlikle kandırma yoluna gitmemek gerekir. Özellikle kandırılıp sünnete getirilen çocuklarda olayın travması daha ağır olmaktadır.” şeklinde konuştu.

“SÜNNETTE CERRAHİ İŞLEM BİR HAFTA ÖNCEDEN YAPILMALI”

Sünnette cerrahi işlemin kesinlikle sünnet düğününün olduğu gün hatta sünnet düğününün yapıldığı yerde yapılmamasını isteyen Katrancı, cerrahi işlemin en az bir hafta önceden gerçekleştirilmesi tavsiyesinde bulundu. “Böylece cerrahi işlem veya iyileşme sırasında oluşabilecek komplikasyonlara müdahale şansı yaratılmış olur. Aynı süreçte de iyileşme gerçekleşeceği için çocuklar kendisi için yapılan düğünü de gönlünce yaşamış olur.” dedi. Aksine hiç uygun olmayan bir ortamda düğün salonunda onlarca bakış altında gerçekleştirilecek bir cerrahi işlem sırasında komplikasyon çıkma ihtimalinin yüksek olacağı uyarısında bulunan Katrancı, böyle bir ortamda acil müdahale şansı olmadığı gibi oluşabilecek panikle mutlu bir günün istenmeyen sonuçlarla sonlanabileceğinin de altını çizdi.

Belediyeler veya değişik kurumlar tarafından organize edilen toplu sünnetlere daha çok dikkat edilmesi gerektiğine vurgu yapan Dr. Katrancı, çok kalabalık bir ortamda ve çok sayıda çocuğun sünnet edildiği bir yerde karmaşa çıkmasının kaçınılmaz olduğunun altını çizdi. “İstatistiklere bakıldığında sünnet sırasında oluşan komplikasyonların çoğu böyle ortamlarda yapılan sünnetler sonrasında gelişen durumlardır.” diyen Dr. Katrancı, “Böyle organizasyonlardan en az 2-3 hafta önce mutlaka bir uzman kontrolünde gerçekleştirilmeli. Uygun cerrahi şartların sağlandığı ortamlarda çocuklar aceleye getirilmeden aşama aşama sünnet edilmeli.

Çocuklar iyileştikten sonra da şölen yapılmalı, çocuklar gönüllerince sünnetlerini kutlamalılar.” şeklinde konuştu.

“Toplu sünnetlerde dikkat edilecek hususlar”

Organizasyonlarda da yaş sınırına dikkat edilmeli.

3-5 yaşlarındaki çocuklar bu tür sünnetlere dahil edilmemelidir.

Bu tür organizasyonlara özellikle 7-8 yaşındaki çocukların dahil edilmesi daha uygun olur.

Sünnet öncesi muayene ihmal edilmemeli.

Sünnet organizasyonları planlayan kuruluşlar öncelikle işin sağlık kısmıyla ilgilenmeli.

Kaynak: ZAMAN

Sünnetin faydaları

Erkeklerin sünnet olmasının penis kanserini önleme gibi bilinen bazı faydaları dışında, diğer bazı yararları giderek artan sıklıkta belirtilmektedir. Sünnet ve çeşitli patolojik durumlar arasındaki ilişkiler aşağıda açıklanmaktadır.

A- Fimozis (prepisyumun darlığı), parafimozis (prepisyumun glansın altında bir boğum yaparak glansı boğması), balanit (glansın inflamasyonu). postit (prepisyumun inflamasyonu) gibi hastalıkları sünnet önlemektedir. Sünnet olmamış çocuklarda, penisle ilgili bu problemlere, olanlara göre 2.5 misli fazla rastlanmaktadır. Bir başka araştırmada da yenidoğan döneminde sünnet edilmiş çocuklar, edilmemiş olanlarla 8 yıl boyunca karşılaştırılmış ve sünnetli olanlarda bu problemlerin daha az olduğu tesbit edilmiştir.

B- Prepisyumun kesilmesi bölgenin temiz kal-masını sağlamaktadır. ABD’de fakir ailelere bilhassa bu sebeple çocuklarım sünnet ettirmeleri tavsiye edilmektedir. Fakat bu ülkede sünnet zengin, yüksek eğitim yapmış ve beyaz ırktan olanlar arasında daha yaygındır.

C- Üriner sistem enfeksiyonları ile sünnet arasındaki ilişki son yıllarda üzerinde durulan bir konudur. Bu konuda yapılmış bir araştırmada sünnetli çocuklarda üriner enfeksiyonların daha az olduğu gösterilmiştir . ABD’de sünnet sıklığının yukarda bahsedilen sebeplerle azalması üriner enfeksiyonları artırmıştır.

Sünnetsiz çocuklarda üriner enfeksiyonların sık görülmesi, prepisyumun bu enfeksiyonlara yol açan barsak bakterilerinin üremesi için uygun bir ortam sağlamasıyla açıklanmıştır. Aynı sebep sünnet olmamış yenidoğanlarda daha sık rastlanan menenjit, bakteriemi gibi patolojik durumları da açıklayabilir.

Hayatın ilk 3 yılı içinde bilhassa ilk yılında olan üriner enfeksiyonlarda böbrekte nedbe dokusu geli-şebilmesi ve bunun kronik böbrek yetmezliğine ilerleyebilecek olması, konunun önemini artırmaktadır.

D- Penis kanseri çoğunlukla sünnet olmamış topluluklarda görülür. Sünnet olma yaşı küçüldükçe penis kanserinin görülme sıklığı azalmaktadır. Bu kanser Yahudiler arasında hiç görülmezken, Paraguay’da en sık görülen genitoüriner kanser olarak bildirilmiştir . Türk tıp literatüründe şimdiye kadar yayınlanan penis kanserli vakaların sayışı 41′dir. Bunların da 30′unu sünnetsiz gayrimüslimler teşkil etmektedir. Penis kanserinin gelişmesinde genital bölgenin kötü hijyeninin, herpes simpleks virüs tip II, “insan paopilloma virüs tip 16 ve 18 ile olan enfeksiyonların rol oynayabileceği ileri sürülmüştür.

E- Kadınlarda serviksin yassı hücreli kanserinin, penis kanseri ile ilgili çekici ortak özellikleri vardır. Penis kanseri olan erkeklerin eşlerinde serviks kanseri sıklığı 3-8 misli fazladır . Serviks kanseriyle cinsel temasla geçen hastalıklar arasında kuvvetli bir ilgi vardır. İnsan papilloma virüs tip 16 ve 18, herpes simpleks virüs tip 11 bu kanserin olu-şumunda suçlanmaktadır. Yukarda belirtildiği gibi aynı mikroorganizmalar penis kanserinin de sorumlusu olabilir.

F- Sünnet olmamış erkeklerin cinsel temasla geçen hastalıklara daha çok yakalandığı bildirilmiştir. Bir araştırıcı grubu sünnetsiz erkeklerde bu hastalıklardan herpes genitalis ve gonorenin 2, sifilis ve kandidiazisin 5 kat fazla görüldüğünü rapor etmiştir.

Sünnetin belirtilen bu faydaları sonucu Amerikan Pediatri Akademisi Sünnet Komitesi son rapo-runda, daha önce açıkladığı “Yenidoğan döneminde sünnet yapmayı gerektiren kesinleşmiş tıbbî bir gerekçe yoktur” ifadesin! “Yenidoğanda sünnet, potansiyel fayda ve avantajları ile riskleri ve dezavantajları olan bir işlemdir” şeklinde değiştirmiştir.

Sünnetin Yapılmadığı Durumlar:

1- Sünnet vücut ısısını koruyamayan, beslenmeye aktif katılamayan bebeklere veya hasta çocuklara yapılmaz.

2- Hipospadias veya bir başka ürogenital ano-malisi olanlara, bu anomaliler için düzeltici ameliyat yapılmadan önce sünnet yapılmamalıdır. Çünki prepisyum bu anomalilerin düzeltilmesi sırasında kullanılabilir.

3- Kanama hastalığı olabilecek kişilere (aşırı kanaması veya ailesinde kanama hastalığı olan gibi) gerekli tetkikler yapılıp kesin teşhis konulmadan sünnet yapılmamalıdır .

Kaynak:tiphastaligi.com

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir