Mutfağımızdaki düşman

Hepimizin yakın çevresinde kansere yakalanan en az bir kişi var. Gün geçtikçe bu sayı çoğalıyor. Yaş ortalamasının da düştüğünü hayretler içerisinde fark ediyoruz…

Dünyadaki en genç göğüs kanseri vakası, ABD’de görüldü: Hannah Auslam-Powell, 10 yaşında göğüs kanserine yakalandı. Haber, mayısta dünya medyasına yansıdı. Bu arada Powell ailesinin açtığı ‘Our Little Sweet Pea’ adlı blog sayfasına binlerce destek mesajı ve yardım yağdı.

Hannah’nın babası tedavi sürecini bloga aktarırken, küçük kız da fırsat buldukça duygularını yazdı. Hannah beş ay içinde kemoterapi gördü, iki ameliyat geçirdi, göğsündeki ve lenflerindeki nodüller alındı. Ekim sonunda Powell ailesi rahat bir nefes aldı: Sonuçlar temizdi. Artık Hannah, yavaş yavaş normal hayatına dönüyor.

Asyalı kadın daha mı şanslı?

Tıp dünyası, meme kanserinde yaş ortalamasının neden düştüğünü tartışıyor. İlk nedeni genetik yapı. Diğeri, ‘çevresel faktörler’.

İki hafta önce Mount Sinai Tıp Fakültesi’nde düzenlenen sempozyumda, gündelik hayatta kullanılan kimyasal maddelerin göğüs kanserine etkileri ele alındı.

Konuşulanlar ürkütücü… Dr. Philip Landrigan, 50 yaşındaki beyaz kadınların gögüs kanserine yakalanma oranının yüzde 12’ye çıktığını açıkladı: 1975’te bu rakam yüzde birmiş!

Obezite, yaşam tarzının değişmesi gibi faktörler, kanseri tetikleyenler arasında sayılıyor. Ama kimyasalların rolü giderek daha çok telaffuz ediliyor.

Mesela Asya’da göğüs kanserine yakalanan kadınların sayısı az. Ancak ABD’de doğup büyüyen Asya kökenli kadınlar o kadar şanslı değil! Asyalı bir kadın New York’a taşındıktan sonra doğurursa, o çocuk daha yüksek risk grubuna giriyor.

Erken adet gören kadınların göğüs kanserine yakalanma oranı ise daha yüksek. Bazı kimyasalların erken ergenliğe yol açtığı, hayvanlar üzerinde yapılan deneylerde kanıtlandı… ‘Endokrin bozucular’ adı verilen bir grup kimyasal, östrojene benziyor… Bu yüzden vücudu kandırıp hormonal değişikliklere neden oluyor. Hormonal bozukluklar da kansere yol açıyor…

Sözkonusu maddelere kimi plastik ve kozmetiklerde rastlanıyor. Bu yüzden ABD, endokrin bozucuların daha sıkı denetleneceği bir yasa çıkarma hazırlığında. Maalesef bizde grip aşısı ve GDO’lar konusu bile garip tartışmalara yol açtığından, Türkiye’de ne zaman ciddi bir önlem alınacağı muamma… Peki biz yasayı falan beklemeden önlem alamaz mıyız?

New York Times’ta Mount Sinai doktorları şunları önermiş: Mikrodalgaya ve bulaşık makinesine plastik kap koymayın. Plastik ve köpük bardakta çay içmeyin!

Erken ergenliğin nedenleri

Uzak durulması gereken plastikler 3, 6, ve 7 olarak sınıflandırılanlar. Bu rakamların ürünün altında yazılı olması gerekiyor. Ne yazık ki Türkiye’deki üretilenlerde çoğunlukla yazmıyor… Ben bu yazıyı yazarken bir yandan da evimdeki 3, 6 ve 7’nolu plastikleri tespit etmeye çalıştım. Tahmin ettiğimden fazlasına sahip olduğumu şaşırarak gördüm.

GELİŞMİŞ ÜLKELERİ KANSERDE YAKALIYORUZ!

-Türkiye’de kayıtlı 13 bin göğüs kanseri hastasının yüzde 20’si 40 yaşın altında. İstanbul’da adet görme yaşı meme kanserli hastalar içinde 12.5. Doğu Anadolu’da ise 14. (Prof. Dr. Vahit Özmen, 2008)

– Türkiye, gelişmiş ülkelerdeki kanser sıklığına yaklaşıyor. Amerika’da meme kanseri oranı 100 binde 150 iken Türkiye’de 100 binde 50’ye ulaştı.

– 12 yaşından evvel adet gören bir kadının göğüs kanserine yakalanma riski yüzde 30 fazla. (15 yaşındakine kıyasla)

– ABD’de 1800’lerde kızların adet görme yaşı ortalama 17, 1900’de ise 14’e düşmüş. Şimdi 12!

– 2. Dünya Savaşı’ndan bu yana tam 80 bin yeni kimyasal geliştirildi. Çocuklara zararlı olup olmadığı test edilenlerin oranı ise yüzde 20’den az!

milliyet

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir