Batı Nil Humması ( West Nil Fever )

Batı Nil Humması (West Nil Fever)

Etken; Batı Nil virüsüdür.

Bulaşma Yolu;

Kaynağı özellikle kargalar olan rezervuarlardan Culex türü sivrisinekler aracılığı ile insanlara, atlara ve diğer memelilere bulaşır. Bulaşma çoğunlukla sivrisinek popülasyonunun aktif olduğu sıcak havalarda meydana gelir. Bunların dışında kan yoluyla, organ ve doku nakilleriyle, anneden bebeğe anne karnında ve emzirme sırasında bulaşma yolları da söz konusudur.

Hastalığın Seyri;

Virüsün bulaştığı kişilerde çoğu kez hiçbir belirti ve bulgu olmaz. Genellikle kişiler farkına bile varmazlar. Yaklaşık %20 oranında ise Batı Nil ateşi adı verilen, hafif bir enfeksiyon gelişir ve tam iyileşme gerçekleşir. Yaşlılar, çocuklar, hamileler ve HIV/AIDS hastaları gibi bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerde Batı Nil virüsü çok ciddi olabilir ve beyin iltihaplanmasına ya da beyni ve omuriliğini çevreleyen zarlarda iltihaplanmaya yol açabilir. Virüse yakalananların yaklaşık %1’inden daha azında şiddetli hastalık görülmektedir ve az sayıda vakada Batı Nil virüsü ölümcül olabilir.

Batı Nil ateşinin yaygın olarak görülen belirtileri ve semptomları şunları içerir:

Ateş

Baş ağrısı

Kas ağrıları

İştah kaybı

Bulantı, kusma ve ishal

Ciltte kızarıklık

Lenf bezlerinin şişmesi

Coğrafi Dağılım

Batı Nil virüsü, Afrika’da 1930’ların sonunda ortaya çıkmıştır. O zamandan bu yana Asya, Avrupa, Orta Doğu ile Kuzey ve Güney Amerika’da yayılmıştır. Birleşik Devletler’de Batı Nil virüsü ilk olarak 1999 yılındaki Doğu Kıyısı salgını ile görülmüştür ama şu anda virüs ülkenin tamamında görülmektedir. Sivrisineklerin virüs taşıdığı bölgelere gitmek veya o bölgelerde yaşamak (özellikle Doğu Kıyısında ve Orta Batı’da) Batı Nil virüsüne yakalanma riskini artırmaktadır. Öte yandan, örneğin Arizona gibi çöl bölgeleri de dahil olmak üzere birbirine bitişik 48 eyalette Batı Nil virüsüne rastlandığı bildirilmiştir.

Yolcular için Risk

Ilıman bölgelerde Batı Nil virüsü, ilkbahar sonlarında başlayan, yaz sonlarında doruk ve sonbahar başlarında (genellikle Ağustos ve Eylül aylarında) doruğa ulaşan bir mevsimsel kalıp izlemektedir. Güney iklimlerinde yaşayan insanlar, bütün bir yıl boyunca enfeksiyona yakalanma riski ile karşı karşıyadır.

Aşı; Mevcut değildir.

Önlemler

Hasta veya ölmekte olan kuşlara dikkat edin ve bu durumu yerel sağlık birimlerine bildirin.

Sivrisineklerin hakim olduğu saatlerde, özellikle gün ağarırken, akşam karanlığında ve akşamın erken saatlerinde gereksiz dış mekan faaliyetlerinden kaçının.

Sivrisineklerin istila ettiği alanlarda uzun kollu gömlek ve pantolon giyin.

Cildinize ve giysinize yoğunluğu %10 ila 30 arasında değişen sivrisinek kovucu ilaç sürün. Yoğunluğu %10 olan bir koruyucu yaklaşık iki saat etkilidir.

Ege Üniversitesi (EÜ) Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Çağrı Büke, Batı Nil Humması hastalığına yakalananlar arasında ölüm oranının yüzde 4 ile 14 arasında değiştiğini bildirdi.

Prof. Dr. Büke, yaptığı yazılı açıklamada, Manisa Devlet Hastanesindeki vakalarla gündeme gelen Batı Nil Humması hastalığının, sivrisinekler ve kuşlar aracılığıyla geçtiğini belirtti.

Batı Nil Hummasi virüs enfeksiyonunun, çoğunlukla semptom oluşmaksızın, belirti görülmeksizin geçirildiğini bildiren Prof. Dr. Büke, şunları kaydetti:

”Semptomatik olgularda yakınmalar ortalama 2-6 gün içerisinde ortaya çıkar. Bu süre 14 güne kadar uzayabilir. Başlangıç soğuk algınlığı benzeri yakınmaları şeklinde olup 3-6 gün sonra yüksek ateş, üşüme titreme, halsizlik, başağrısı, eklem ve kas ağrısı, göz ağrısı yakınmaları ortaya çıkmaktadır. Olgularda iştahsızlık, bulantı, kusma, ishal, öksürük ve boğaz ağrısı da gelişebilmektedir. Hastalığa yakalananlar arasında ölüm oranı yüzde 4-14 arasında değişmektedir. Yaşlılarda, şeker hastalarında, kalp ve damar hastalığı olanlarda ölüm oranı daha yüksektir.”

Batı Nil Humması adı verilen hastalığın, ilk defa 1937’de Uganda’da ateşli bir hastanın kanında saptandığını anlatan Prof. Dr. Büke, 1950’de virüse bağlı menenjit ve beyin doku iltihabı (meningoansefalit) olgularının İsrail’den bildirildiğini, 1960’da Fransa’nın güneyinde atlardan ve insanlardan Batı Nil Humması virüsüne bağlı meningoansefalit salgınları görüldüğünü bildirdi.

Prof. Dr. Büke, şöyle devam etti:

”Hastalık daha sık ve daha şiddetli olarak Avrupa’nın güneyinden, Rusya’dan ve Ortadoğu’dan bildirilmiştir. Bu süreçte yaşanan salgınlar hastalığın ABD’ye kadar yayılmasına neden olmuştur. ABD’deki ilk salgın 1999’da New York’da görülmüştür. Yakın çevremizde 1996’da Romanya’da 400 olguluk bir salgın saptanmıştır. 1999’da 200 olgu Rusya’dan ve 2000 yılında 200 olgu İsrail’den bildirilmiştir.”

Manisa Devlet Hastanesine son 16 günde ateş, trombositopeni (kan pıhtılaşmasında görevli hücrelerin azalması), bilinç değişikliği ve döküntü şikayetiyle başvuran 16 hastadan 6’sı hayatını kaybetmiş, vakalardaki belirtilerin, Yunanistan’ın kuzeyinde sivrisineklerle bulaşan Batı Nil Humması hastalığıyla benzerlik gösterdiği, laboratuvar araştırmalarının hem bu hastalık, hem de diğer hastalıklar açısından devam ettiği bildirilmişti.

Yunanistan’da bu ay başında ortaya çıkan salgında ise şimdiye kadar 8 kişinin yaşamını yitirdiği, Batı Nil Humması hastalarının sayısının son olarak 114’e ulaştığı bildirildi.       Kaynak; AA, Hudut ve Sahiller Genel Müdürlüğü

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir