Alfabetik sırada şifalı bitkiler: A | B | C | Ç | D | E | F | G | H | I | İ | J | K | L | M | N | O | Ö | P | R | S | Ş | T | U | Ü | V | Y | Z

Çiğdem çiçeği (Colchicum autumnale) faydaları

  Bu Yazıyı Paylaş  
Bu yazıyı FaceBook'ta arkadaşların da okusun! Bu yazıyı Twitter'da Paylaş! Bu yazıyı FriendFeed'te Paylaş!

Çiğdem çiçeğinin faydaları:

İdrar söktürür ve kabızlığı giderir.

Terleticidir.

Gut hastalığında oluşan ağrıları dindirmekte etkilidir.

Haricen ağrıları kesici olarak faydalıdır.

Pek çok çeşidi bulunan ve farklı renklerde çiçekler açan zehirli bir bitki olan çiğdem daha çok nemli yerlerde yetişir. İçerisinde tıbbi yararlarının yanında zehirli olan bazı alkaloitler bulunur. Ayrıca, sabit yağ, tanen ve şeker içerir.

Peki çiğdem çiçeği nasıl kullanılır?

Çiçekleri, tohumu ve soğanı kullanılır. Tarımda bitki verimini arttırmak için kullanılır. Bu bitki zehirli  olduğundan kullanırken çok dikkatli olunmalıdır. Uzmanlara danışmadan kullanılmasını önerilmemektedir.  Başlıca zehirlenme belirtileri kanlı ishal, kusma, karın ağrısı sayılabilir. Belli bir dozun üzerinde ölümcüldür. Ayrıca, uzun süreli kullanım B12 vitamini eksikliğine neden olabilmektedir.

Akdeniz ateşine çiğdem çiçeği ile tedavi

Genetik geçişli bir hastalık olan Ailesel Akdeniz Ateşi, tedavi olmayan ve sık atak geçiren hastalarda kısırlığa neden olabiliyor. Hastalığın tedavisi ise çiğdem çiçeğinden elde edilen ilaçlarla yapılıyor.

Ailesel Akdeniz Ateşi, ateşin eşlik ettiği karın, göğüs ve eklemlerde ağrı ile kendini gösteren genetik bir hastalık. Ailesel Akdeniz Ateşi ile ilgili bilgi veren Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Özgür Kasapçopur, diğer adı Familial Mediterranean Fever, yani FMF olan hastalık ataklarının bazen hafif, bazen hastanın acil servise başvurmasına yol açacak şiddette olabildiğini söylüyor.

“Hatta bazen apandisit ile karıştırılıp ameliyat bile edilebilir. Bu ataklara sıklıkla ateş eşlik eder. Ateşin şiddeti de farklı olabilir. Bazı ataklarda 39-40 dereceye varan ateş, bazı nöbetlerde ancak ölçülürse fark edilebilir. Aynı hasta, bir nöbetinde sadece karın ağrısı ve ateşten yakınırken, bir diğer nöbetinde hem karın ağrısı, hem göğüs ağrısı hem de eklemde şişmesi olabilir. Bazı hastalar ise genellikle hep aynı tip ataktan yakınırlar.

Eklem ataklarında genellikle tek bir eklem tutulur. Bazen 1-3 gün, bazen 1-2 hafta içinde tamamen düzelir. Daha nadir olarak birkaç ay, hatta yıl sürebilen tipleri de olabilir ve çok az bir kısmında kalıcı değişiklikler ortaya çıkabilir. En fazla ayak bileği ve diz ekleminde şişme olur. Hastalıkta daha nadir olarak deri döküntüleri (Özellikle ayak bileği ve diz üzerinde kızarıklık, bacaklarda nokta tarzında döküntüler), erkek çocuklarda zaman zaman yumurtalıklarda ağrı ve şişme olabilir.”

BÖBREK YETMEZLİĞİNE NEDEN OLABİLİR

Kızlarda ve erkeklerde eşit oranda görülen ailesel Akdeniz ateşi, hastaların yüzde 90’ında 20 yaşından, yüzde 60’ında ise 10 yaşından önce başlıyor. Prof. Kasapçopur, hastalığın en korkulan yanının böbrek fonksiyonlarını bozan ve ölüme yol açan ‘amiloidoz’ olduğunu belirtiyor.

“Amiloidoz tanı konamamış ve tedavi edilmeyen ya da tanı konmasına rağmen ilacını düzgün ve yeterli dozda kullanmayan hastalarda gelişebilir. Zaman içinde bazı iç organlara özellikle böbreğe amiloid denen bir madde çöker ve böbreğin süzmesini bozar. Böylece böbrek yetmezliği oluşur ve hastanın yaşam süresi kısalabilir. İlaç tedavisinin bilinmediği dönemlerde ailesel Akdeniz ateşi olan hastaların neredeyse üçte birinde amiloidoz gelişirken, ilacını düzgün kullananlarda bu risk ortadan kalkmaktadır.”

GENLERİN BİRİ BABADAN, BİRİ ANNEDEN

Hastalık İç Anadolu, Karadeniz ve Doğu Anadolu bölgelerinde daha sık görülüyor. Hastalığın Türkiye’de görülme sıklığının 1000 kişide 1-2 arasında değiştiğini belirten Prof. Kasapçopur hastalıktan iki genin sorumlu olduğunu söylüyor.

“Bu genlerden biri babadan biri anneden gelir. Sadece birinden gelmesi hastalığın ortaya çıkması için yeterli değildir. Genellikle anne-baba hastalığı yapan geni taşır ve kendilerinde hastalık belirtisi olmasa da çocuklarında AAA (FMF) ortaya çıkabilir. Bu durumda anne ve baba taşıyıcı olarak adlandırılır. Anne ve babanın ikisi de hasta ise çocuklarında mutlaka hastalık görülür. Akraba evlilikleri hastalığın ortaya çıkmasını kolaylaştırır. Bundan dolayı, akraba evliliği, hatta aynı köyden evlilik çocukta AAA (FMF) ortaya çıkma riskini çok arttırır.”

ÇİĞDEM ÇİÇEĞİ İLE TEDAVİ EDİLİYOR

Ailesel Akdeniz Ateşi, çiğdem çiçeğinden elde edilen ilaçla tedavi ediliyor. Tedavinin aksaması ve atak sayısının artması ise kısırlığa yol açıyor.

“Çiğdem çiçeğinden yapılan bu ilaç, atakların şiddetini ve sıklığını azaltmak, hatta tamamen ortadan kaldırmak ve amiloid maddesinin hem böbreklere hem de diğer organlara çökmesini önlemek amaçlarına hizmet ediyor. Bu nedenle ilacı, nöbet olsun ya da olmasın, koruyucu olarak ömür boyu kullanmak gerekiyor. Çünkü sadece atak sırasında kullanmanın hiçbir yararı olmuyor.

SIK ATAK KISIRLIĞA YOL AÇIYOR

Tedavi edilmeyen ve sık atak geçiren hastalarda kısırlık olabiliyor. Ataklar sırasında karın içindeki zarlarda oluşan yapışıklıklar kısırlığa yol açıyor. Bu hastalar eğer ilaçlarını düzenli kullanırlarsa, ataklar kontrol altına alındığı için çocuk sahibi olma şansları artar. Gebelik süresince de tedavi kesilmez, hasta ilaç almaya devam eder. Eğer ilaca ara verilirse anne adayında amiloidoz riski artar. Ayrıca atakların artması nedeniyle düşük riski de gelişir. Gebelik sırasında ilaç kullananların çocuklarında, kullanmayanlara göre “anormal çocuk” doğum riskinin de arttığı görülmüştür. Bazı hastalarda gebeliğin 4. ayında bebeğin genetik durumunu saptamak için ‘amniosentez’ denen bir işlem uygulamak gerekebilir. Ailesel Akdeniz ateşi tedavisinde kullanılan ilacın, erkek hastalarda kısırlığa yol açmadığı da yapılan çalışmalar ile gösterilmiştir.”

Çörek otu, çörek otu yağı

  Bu Yazıyı Paylaş  
Bu yazıyı FaceBook'ta arkadaşların da okusun! Bu yazıyı Twitter'da Paylaş! Bu yazıyı FriendFeed'te Paylaş!

Çörek otu mucize şifalı bitkilerin en üst sıralarında yer alır. Her evde bulunması gereken bir besin maddesidir aynı zamanda. Yalnız mutfakta sadece pasta börek çöreklerde kullanılır. Böyle kullanımda önemli miktarda faydaları kaybolur. Çünki Çörekotu tohumları uçucu yağlar içermektedir. Isıya maruz kaldığında bu faydalı uçucu maddeler yok olur.

Çörekotu iyi çiğnenmeden yutulduğunda sindirilememektedir. Bu sebeple özellikle kullanılacağı zaman ezilerek tüketilmesi daha faydalı olmaktadır. Ayrıca yağı da birçok alternatif sağlık tamamlayıcı olarak kullanılmaktadır.

Kansere karşı koruyucudur. Mikrop, virüs ve mantarlara karşı öldürücü etkiye sahiptir. Yorgunluğu giderip zindelik verir. Tansiyon ve kollesterolü dengeler. İfraz boşaltıcı ve solunum borusunu genişletir.

Kandaki şeker oranını düzenler. Damar sertliği, damar tıkanıklığı hastalıklarını önler. Cinsel gücü arttırır. Hazmı kolaylaştırır. Vücuttaki toksinleri süzerek atar. İdrar söktürücü özelliği ile safraya iyi gelir. Yaraların çabuk iyileşmesini ve hücrelerin yenilenmesini hızlandırır. Alerjiyi önler. Vücudun bağışıklık sistemini güçlendirir, Saç dökülmesi ve kepeğe karşı haricen sürülür. Vücudun hormon sistemini düzenler.

Göze 2 damla damlatılırsa , gözdeki mikropları öldürür.

Grip, nezle, baş ağrısına burundan damlatılarak (3 damla)kullanılır.

Kulakta üsütme ve iltihap durumlarında damlatılarak (3 damla )kullanılır.

Sinüzitte sabah ve aksam buruna 1,2 damla damlatılır ve 1 hafta devam edilir. Yalnız 1 haftadan fazla kullanmamalı 1 hafta vücut dinlendirilmelidir.

Çörek otu Yağı ve Tohumunun Kullanılma Yerleri ve Kullanılma Şekilleri:

Astım ve Bronşit Problemleri (Uzak Doğu, Orta Doğu ve Malezya)

Kahve içerisine bir çay kaşığı Çörek otu yağı karıştırılır. Günde iki defa alınır. Aynı zamanda, her gece Çörek otu yağı ile göğüs ovulur ve kaynar su içindeki Çörek otu yağının buharı nefesle içeri çekilir.

Sırt ağrısı ve diğer Romatizma çeşitleri (Orta Doğu ve Malezya)

Az bir miktar Çörek otu yağı hafifçe ısıtılır ve daha sonra romatizmalı alan yoğun bir şekilde sıvazlanır. Günde üç defa da yağdan bir çay kaşığı içilir.

İshal (Hindistan ve Orta Doğu)

Bir fincan yoğurt ile bir çay kaşığı Çörek otu yağı karıştırılır. Belirtiler kayboluncaya kadar karışımdan günde iki defa içilir.

Kuru Öksürük (Orta Doğu ve Kuzey Afrika)

Kahve içerisine bir çay kaşığı Çörek otu yağı karıştırılır ve günde iki defa alınır. Göğüs ve sırt Çörek otu yağı ile ovulur.

Grip ve Burun Tıkanıklığı (Genel)

Herbir burun deliğine 3-4 damla Çörek otu yağı akıtma, burun tıkanıklığını ve kafanın soğuk algınlığı ızdırabını giderebilir.

Saçın Kırlaşması(Genel)

Çörek otu yağı ile düzenli bir şekilde saçlara masaj yapılması, saçların erken kırlaşmasını önleyebilir.

Saç Dökülmesi(Hindistan ve Orta Doğu)

Kafa derisinin tamamına limonu darbeli bir şekilde sürün ve takriben 15 dakika böylece hareket edin. Sabunlayın. Durulayın ve saçların tamamını kurulayın. Daha sonra Çörek otu yağı ile kafa derisinin içine masaj yapın.

Hafıza Düzeltme (Orta Doğu)

100 mg kaynatılmış nane içerisine bir çay kaşığı Çörek otu yağı karıştırılır ve 15 gün içmeye devam edilir.

Kas Ağrıları (Genel)

Ağrıyan yerler Çörek otu yağı ile ovulur.

Saman Nezlesi (Orta Doğu)

Bir tatlı kaşığı Çörek otu yagını bir bardak limon suyuna karıştırın. Belirtiler giderilinceye kadar, günde iki kez alın.

Başağrısı (Genel)

Alın ve kulaklara yakın yüz kısımları Çörek otu yağı ile ovulur ve kafa bandajlanır. Aynı zamanda bir çay kaşığı Çörek otu kahvaltıdan önce alınır.

Sağlıklı Cilt (Hindistan)

Bir çorba kaşığı Çörek otu yağı ile bir çorba kaşığı zeytin yağı karıştırılır. Bu karışım ile yüz ovulur ve en az bir saat böyle devam edilir. Sabunla yıkanır ve durulanır.

Yüksek Tansiyon (Hindistan)

Kahvaltıdan önce her sabah iki diş sarmısakla birlikte herhangi bir içeceğe bir çay kaşığı Çörek otu yağı karıştırarak alın. Çörek otu yağı ile bütün vücudunuzu ovun ve üç günde bir kez 1.5 saat güneş ışınlarına maruz bırakın. Bu işlemlere bir ay devam edin.

Ülserler(Yaralar) (Endonezya ve Hindistan)

Süsen kökü yağı ile veya kına bitkisi yağı ile karıştırılır. Daha sonra iltihaplı yaralar üzerine yayılır. Sonra sirke ile yıkanır.

Uyuşukluk ve Yorgunluk (Türkiye)

Bir bardak saf ve taze portakal suyu ile bir tatlı kaşığı Çörek otu yağına her sabah 10 gün boyunca devam edilir.

İktidarsızlık (Genel)

200 g zeytin yağlı öğütülmüş Çörek otu tohumu, 100 g günlük, 50 g  Çörek otu yağı, 50 g  zeytin yağı, 200 g saf bal güzelce karıştırılır. Her öğünden sonra bir çorba kaşığı alınır.

Uyku Bozukluğu (Genel)

Balla karıştırılmış herhangi bir sıcak içeceğe bir çay kaşığı Çörek otu yağı ilave edilip akşamları içmeye devam edilir.

Peygamberimiz(S.A.V.) şöyle buyurmuştur; “Şu ‘çörek otu’nu kullanmaya devam edin, çünkü onda ölümden başka her hastalığa şifa vardır.”   Sünen-i İbn-i Mace, C.9. H.no:3447

Sağlıklı olmak için çörek otu kürü:

İçeriğinde bulunanlarla savunma sistemine, metabolizmaya ve hormonlara iyi gelen çörek otu, vücudu toksinlerden arındırır, kan dolaşımını güçlendirir ve bağırsakların düzenli çalışmasını destekler.

Cildi berraklaştırır. Düzgün bir cilde, parlak saç ve gözlere sebep olur. Sağlıklı ve hayat dolu bir görünüm oluşturur.

Çörek otu savunma (immün) sistemini güçlendirdiğinden, kanser, AIDS gibi çağın hastalıklarına karşı tavsiye edilmektedir. Yine tansiyon ve ateş düşürücü ve doğal antibiyotik tesirleriyle yaygın hastalıklara da çare olmaktadır.

Başta astım ve polen alerjisi olmak üzere alerjik hastalıklara, saç dökülmesi ve kepek gibi problemlere karşı da etkilidir.

Çörek Otu Nasıl Kullanılır ? Kurutulan tohumlar baharat şeklinde, suda kaynatılarak ya da yağı çıkarılarak tüketilir. Güzel kokulu bir baharat olarak kullanımı çok yaygındır.

Alıntı